







An expression is a word or group of words used in a particular situation or by particular people.
In English an expression doesn't always have a particular grammar structure but is commonly used in spoken English.
Examples :
| Expression example sentences | |
|---|---|
| Yes, I don't like the aisle, thank you. | Evet, koridoru sevmiyorum ya, sağol. |
| Good night, see you later. | İyi geceler, görüşürüz. |
| Can you clean the sink before I start washing, please? | Ben yıkamaya başlamadan önce lavaboyu temizleyebilir misin, lütfen? |
| Nice to meet you, Toby! | Tanıştığıma memnun oldum Toby! |
| She hung up on me! F*cking idiot! | Yüzüme kapattı! S*ktiğimin salağı! |
| So a bottle would be better, please. | Onun için, şişe daha iyi olabilir, lütfen. |
| Yes, some prawn crackers and some spring rolls, please. | Evet, biraz karidesli kraker ve çin böreği, lütfen. |
| Really? Thank you so much! | Gerçekten mi? Çok teşekkürler! |
| Alright! See you, bye. | Tamam! Görüşmek üzere. |
| Since they use my stuff we can *borrow* some of their bread, I think. | Onlar benim şeylerimi kullandıkları için biz de onların ekmeklerini *ödünç* alabiliriz bence. |
| What about you, Mike? | Sen ne dersin Mike? |
| Can you pass me the wine from the fridge, please? | Bana dolaptan şarabı verir misin lütfen? |
| That would be nice, see you tomorrow then. | İyi olur, yarın görüşmek üzere o zaman. |
| Umm, I can't remember... You had something meaty, I guess. | Hmm, hatırlayamıyorum... Galiba etli bir şey söylemiştin. |
| Can you summarize it before you go, please? | Gitmeden önce özetler misin lütfen? |
| Hello sir, table for two? | Merhaba efendim, iki kişilik masa mı? |
| Okay, see you! | Tamam, görüşürüz! |
| Hello, madam, unfortunately... | Alo, hanfendi, maalesef... |
| Maybe, sorry about that. | Belki, üzgünüm. |
| Can I have a look at it, please? | Bakabilir miyim lütfen? |